Aş Bunları

Peter Milligan’ın yeni yayınlanacak Red Lantern Corps dergisi için dediklerini okuyunca, çizgi romanlardaki en önemli motiflerden biri hakkında yazmak gerek dedim. Çizgi romanlar da pek çok karakter(kötü ve iyi) yaşadıklarını geride bırakamamanın sıkıntısını taşır. Düşünüldüğünde Batman’den Örümcek Adam’a, Punisher’dan Zagor’a hepsi için geçerlidir bu durum.

 Geçmişin üstüne sünger çekme isteğinin çekici yanına bir bakalım. Hatayı yapan insana ya da başkasının hatasının bedelini ödeyen insana yeni bir sayfa açma imkanı gibi görünür bu istek başlangıçta. Halbuki öyle değildir. Yaşadıklarını kişi unutsa bile kişiyi tanıyan diğer kimseler unutmaz. Bulunduğu yerde artık duramayacağını anlayıp başka bir yere gitse, yeni bir hayata başlasa da yaşadıklarını unuttuğunu söyleyerek kendini kandırır insan. Çünkü geride bırakılanlar tarafından gıyabında yargılanmaya devam edilir. Gıyabında yargılanmayı kale almasa da insan, saltık unutma mümkün değildir, çünkü hatırlayanlar hep vardır ve var olacaklardır. Bu durumda sünger çekmek kendini kandırmaktır.

Sünger çekilemiyorsa hatayı iyilikle telafi etmenin ya da intikamın yolları aranır. Zagor babasının yaptıklarını sindirememiştir ve hiçbir katkısı olmadığı bir kabahati telafi etmeye çalışır, Örümcek büyük gücün getirdiği sorumluluğu geç fark etmesinin bedelini kahraman olarak ödemektedir. İkisi de kendilerine bir bedel ödetirler. Kötülüğü iyilikle telafi etmeye uğraşan insan özünde kendini cezalandırmaktadır. Bunun soyluca olup olmadığı tartışma konumuz değil. Punisher ve Atrocitus gibilerse intikam peşindedir. Suçlayacakları kişiler ya da fikirler vardır, bunlar onların yakıtlarıdır. Atlatamadıkları tecrübeyi başka bir yöne kanalize ederler. Hepsinin temeli aynıdır; Olanlara dair kendilerini iyi hissetmek. Bu durum sürdüğü sürece bu işi yaparlar. Ama bu yakıt bitmeme eğilimindedir. Atrocitus’un kendi ırkına yapılan soykırımın sorumlusu olan Guardian’lara karşı öfkesi binlerce yıldır ilk günkü gibi büyüktür ama yeri geldiğinde öfkesinin asıl hedefindekileri ikinci plana atar. Punisher ölçüsüz intikam isteğiyle en ufak suçları işleyenleri bile yok etmeye başlar. İçinde bulunulan durumun getirisi amaçlar geriye alınıp eldeki güç benimsenmiştir ya da sürekli yapılan her şey zamanla bir kanun olur sözünü haklı çıkarırcasına, yaptıkları şey asıl amacın önüne geçer, bırakamazlar. Bütün bunlar intikam duygusunun sonuçlanmama isteğini gösterir.

Tabi bu durumlar bizim her gün karşılaşmadığımız şeyler. Gerçek hayatta kumardan ailesi dağılan bir genç yeryüzünden kumarı silmek için kendini paralamıyor. Tepkileri varsa da bunu bireysel olarak gösteriyor. Neler yaşandıysa bunu silmek için savaşmak yerine benimsemeyi tercih ediyoruz.

Explore posts in the same categories: Çizgi Roman

Etiketler: , , , ,

You can comment below, or link to this permanent URL from your own site.

Bir Yorum “Aş Bunları”


  1. [...] Anlaşılabilirlik, bir karakteri ölümsüz kılan en önemli özellik ve Batman’i her devrin adamı yapan bu duruma bir müdahale söz konusu. Scott Snyder’ın yazdığı Batman dergisinde Bruce’un ailesinin başına gelenlerin rastlantısal bir olayı değil de Gotham’daki esen rüzgara dahi yönünü veren gizli bir yapılanmanın komplosu olabileceğine dair emareler gösterildi. Başta bu hamleye karşı sürdüğüm argüman şuydu: Wayne’lerin ölümü rastlantısal olduğu sürece Bruce asla sonu gelmeyecek bir düşmanla savaşacak çünkü bu düşman sadece bir kavram(Suç). Bu suça bir anlamla kimlik kazandırdığımız takdir de Bruce’un intikamını aldıktan sonra devam etmesi için bir nedeni olmaz. Devam ederse bu ölçüsüz bir intikam olur ve Punisher’dan bir farkı kalmaz.* [...]


Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 52 other followers