Day of Vengeance

 

  DC evrenini tamamen değiştiren Infinite Crisis’den önceki yan serileri okuyordum. Omac projesini bitirdikten sonra Day of Vengeance’a başladım. Kitabın başında DC evreninin başlangıcı, bazı karakterlerin doğuşu ile ilgili bilgiler mevcut. Yazının bazı kısımları gereksiz bilgi olsada bütünlük olması açısından ve iyi bir kaynak olacağını düşündüğüm için çevirip bloga koymakta  fayda var dedim.

  Bilim ve sihir aynı anda gelişti.İkiside Big Bang olarak bilinen olayla ortaya çıktı. Bazı efsanelere göre evren Kaynak’ın bir ürünüydü. Yaratılış anında, Ses olarak bilinen mevcudiyet hayat buldu. Bazıları Kaynak ve Ses’in aynı varlık olduğuna inandı, bazıları da aynı varlığın iki farklı görünüşü olduğuna.

  Bu başlangıçla, sadece evrende değil sayısız farklı boyutta canlılar oluştu. Bu canlılar arasında Sonsuzlar, yani Kader, Ölüm, Rüya, Arzu, Yıkım, Keder ve Haz ortaya çıktı. Her biri bir boyuta sahip çıktı.

  Yaratılışın kalbinde, parıldayan Silver şehri kendi krallığını kurdu. Burası Zauirel gibi cennet meleklerinin kalesiydi. Genel düşüncenin Düzen ve Kaos gibi her biri farklı boyuta sahip fiziksel kavramları oluşmaya devam etti.Kaos’un Efendileri düzensizliği benimser ve insan hayatını küçük düşürürken, Düzen’in Efendileri yaşam için mücadele etti. Cilia gezegeninde gelişen Düzen’in Efendileri çok sonra bir muska olacak bir güç taşı yarattı. Bu taş farklı boyutlardan enerjiyi yönlendiren ilk obje niteliğindeydi.

  Evrende yaşam ortaya çıktıkça, iyi ve kötü kavramları da ortaya çıktı. Pek çok tür kendini iyi ve kötü arasındaki dengeyi sağlamaya adadı. Bu türlerden biri Cennetin Efendisi tarafından Tanrının Gazabı olarak seçilen Aztar’dı. Milyarca yıl sonra Aztar, Eclipso ile değiştirildi.

  Kısa süre sonra, ölümlülerin anlayamayacağı nedenlerden Lucifer Morningstar, The Lightbringer, Cennetin liderliğine karşı isyan etti ve onunla birlikte isyana katılanlar Chaoplasm’a indirildi. Chaoplasm, Cehennem oldu ve Lucifer’de onun lideri. Bu dönemle aynı zamanda Satan oldu ve cehennemin yöneticilerinden biri haline geldi.

  Diğer yaşam formları ile karşılaştırılamayacak büyüklükte güçleri elinde tutan canlılar, Tanrılar olarak düşünüldü. Ragnarok adı verilen bir savaşta öldüklerinde, Godwave oluştu ve evrendeki periyodik gezintisine başladı. Godwave bir gezegene değdiğinde gezengendeki tüm yaşamı değiştirmekteydi.

  Bu oluşumdan sonra Sol olarak bilinen güneş, gezegenlerinden bir kaçına hayat verdi. Üçüncü, dünya olarak isimlendirilen, bilinmeyen sebeplerden, bilim ve sihir insanlarının ilgi merkezi oldu. Hermafrodit bir canlı olan Adam yaratıldı. Kaynak, Adam’ı ikiye böldü ve Adam ve Lilith yaratıldı. İkisi Eden’da(Cennet’te) yaşadı. Lilith erkeğin yanında ikinci planda kalmayı reddetince Eden’dan atıldı ve kendi bahçesini kurdu. Orada Lilith farklı krallıklardan şeytanlarla birlikte oldu ve Mazikeen dahil pek çok çoçuğa gebe kaldı. Lilith’in ilk vampir olduğuna inanılmaktaydı.Ve herkes onu vampirlerin kraliçesi olarak düşündü.

  Dünyada yaşam geliştikçe Oan(Green Lantern’lere yüzüklerini veren kişiler) olarak bilinen, bilim yaratıkları evrendeki büyülü gücü, zarara yol açmaması için büyük kısmını toplayıp, saklamayı denedi. Toplanan bu enerji konsantrasyonu Starheart olan güneşin ortasına hapsedildi.

  Bir dünya ağacı olan Yggdrasil, bilinç kazandı ve Güney Amerika’da bir kutsal ağaç meclisi haline geldi. Meclis, doğanın gücüyle dünyayı koruması için bir bitki türü oluşturdu. Hava, su, toprak ve ateş dahil diğer doğa güçleri kendi meclislerini oluşturdu. Yıllar içinde her biri dünyada ki insanlar arasında vücut buldu.

  Homo magi(sihir kullanan insanlar) türü 600,000 yıl önce insanların sihire ulaşmasıyla, filizlenip gelişmeye başladı. “Altın Çağ” olarak isimlendirilen bu dönemde mistik canlı türleri ve büyücüler, Darkwold olarak bilinen bir boyuttan elde ettikleri güç ile gezegeni bir sihir dünyasına dönüştürdü. Mistik ülke Atlantis, bundan 50,000 yıl sonra bulundu. Bir grup Atlantisli büyücü, sihirli özelliklerle güç ve mevkiyi ayırt etmeye yardımcı olması için, Zodiac’ın on iki kristalini(on iki muska olarak ta bilinir) oluşturdu. Bu muskalar eşsiz güçler içerimekteydi ve hiç bir zaman bir arada tutulamadı.

  Atlantislilere yabancı, o zamanın gazabın ruhu olarak bilinen Eclipso, tüm dünyayı sular altında bırakınca “kendini aştı” dendi.Ve En sonunda Eclipso siyah bir elmasın içine sürüldü.(Eclipso bu taşın içinden geçtiğimiz senelerde kaçtı.)

  İlk dünyevi Tanrılar 3. dünya’nın(Sol’un hayat verdiği) başlangıcı olarak belirtilen milattan önce 33,000 yılında görüldü. Toprak ruhu Gaea gökyüzü tanrısı Uranus ile beraber oldu ve efsanevi Titanlar doğdu. Titanlar ve hemcinsleri bugün Yunan mitolojisinde ölümlülerin meselelerine karışan ve insanlarla olan birliktelikleri anlatılan, Pantheon tanrıları olarak bilinen varlıkları oluşturdular.

  Vaadedilmiş topraklarda, bir Panteon tanrısı tarafından Jebediah adında bir çocuğa “Champion” adında bir kahraman olması için sihirli bir kelime verildi.Champion olan kişi Voldar’ın gücüne, Lumiun’ın bilgeliğine, Arel’in hızına, Ribalvei’nin yeteneğine, Elbiam’ın cesaretine ve Marzoah’ın dayanıklılığına sahip olurdu. Kahraman bir dişi şeytan tarafından baştan çıkarıldı ve kaderleri önceden belirlenen Lord Satanus ve Blaze adıyla bilinen ikizlerin babası oldu. Kahraman daha sonra şeytanın üç yüzü olarak bilinen Terror’u(dehşet), Sin’i(Günah) ve Wickedness’i(Kötülük) yendi. Bu süreçte Rock of Eternity’i(sonsuzluk kayası) yarattı. 3,000 yılda Jebediah, tanrılar olarak tanıdığı varlıklar unutulana kadar büyüdü ve Shazam adını alarak büyük bir büyücü oldu. Sonsuzluk Kayasında yaşıyan Shazam, güçlerini ölümlülerin arasından seçtiği bir şampiyona verdi(Captain Marvel).

  İnsanların 15. yüzyil olarak adlandırdığı dönemde uzayda olan bir Super Nova tüm galaksiye şiddeti yaydı. Burçlar kuşağının düzeni değişime uğradı ve bir zamanlar sihirin merkezi olan Dünya sihirini kaybetmeye başladı. Her biri adını bir değerli taştan alan on iki mistik barınağın sahipleri başka bir boyuta gitti ve Gemworld’u buldular.

  O zamandan beri insanların sayısı artan ama küçük bir bölümü sihiri, sihirin gücünden nasıl yararlanacağını ve onu nasıl kullanacağını öğrendi. Bazıları sihir tarafından yok edilirken diğerleri onu iyilik için kullandı.

  Fakat onları diğer krallıklardan izleyen melekler ve şeytanlar, düzen, kaos ve diğer varlıkların her biri, kendi amaçları doğrultusunda erkekleri ve kadınları, köleleri olarak kullandı. Savaşlar meydana geldiğinde, acı çeken hep insan ırkı oldu.

Explore posts in the same categories: Çizgi Roman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: