Magog

Bu dergiyi okurken üzülüyorum. Çünkü en fazla 10-15 sayı süreceğini bilmek canımı sıkıyor. DC cesur bir hamleyle DCU’ya yeni dahil olmuş bir karaktere kendi dergisini verdi. Aslında pek yeni sayılmaz çünkü Magog ilk olarak 96 yılında yayınlanan Kingdom Come serisinde ortaya çıktı. Geçtiğimiz senelerde de bu karakteri normal DC evrenine aktardılar. Aktardılar diyorum ama bu belki yanlış anlaşılmalara sebep olabilir. Yani tutupta Magog’u paralel evrenden getirmediler, zaten öyle bir şey yapsalar bugün bu dergiyi okuyor olmazdım. Tutup dev bir orijin özeti yazmak istemiyorum, zaten pekte önemi yok. Kısaca söylemek gerekirse Onbaşı David Reid’in tanrısal bir varlık olan Gog tarafından özel güçler kazanır ve JSA’ya katılır. Bütün bunlar JSA: Thy Kingdom Come serisinde anlatılıyor. Benim bahsetmek istediğim Magog’un kendi serisi.

Alex Ross ve Mark Waid, Magog’u kostümünü tasarlarken akıllarında şu düşünce vardır “90’lı yıllarda üretilen karakterlerin uçuk kostümlerinden, özellikle Rob Liefeld’in tasarladığı rezalet kostümlerden esinlenelim”. Yani Magog 90’ların bağrından kopup gelmiş bir karakter. 90’lı yıllar çizgi roman dünyası için karanlık çağ olarak adlandırılıyor. Çünkü gereksiz bir şiddet vardı, dergilerde herkes ölüyordu. Yine de ben 90’ların genelinden çok şikayetçi olmadığım için belki sevdim bu dergiyi. Ama ABD’li okurlar sevmedi. Karaktere karşı aşırı bir antipati var. Bunun sebeplerinden birincisi derginin 90’ların havasını koruyacağını düşünmeleri ikincisi onca karakter varken DC’nin Magog’a şans tanıması. Bu sebepler okurlarda bir ön yargıya neden oluyor. Nasıl bir şeyse? Gerçi DC okurları ağlar zırlar şu karakterin kendi serisi olsun diye ama yeterli desteği göstermez. Ben DC’nin bu adımını oldukça cesur buldum. Karakter ile uzaktan yakından alakam yoktu. Ama seriyi bayıldığım bir yazar olan Keith Giffen yazdığı için okumaya başladım. Sonuç, yeterince iyi.

Keith Giffen endüstrinin olağan dışı yazarlarından. Paul Levitz’in yazdığı Legion of Superheroes’ta çizerlik yaptığı dönemde sektörün en önemli çizerlerinden biri olarak gösteriliyordu. Daha sonra Ambush Bug gibi komedi dozu yüksek dergilerde çalıştığı dönemlerde çizim tarzı çok değişti. Hatta Jose Munoz’un çizimlerini kopyadığı bile söyleniyordu. O dönemden beri çizerlik kariyeri askıda, yazar olarak yoluna devam ediyor. Oldukçada başarılı(JLI, INVASION, Annihilation)

Konuyu tekrar 90’lı yıllara getirmek istiyorum. Magog’un kendi dergisinden önce göründüğü dergilerde çizdiği görüntü karanlık çağın psikopat kahramanlarına uyacağı inancı oluşturdu okurlarda. Buna örnek Brave and Bold sayısındaki macerası. Derginin yarısında Magog elinde birinin kopan koluyla geziyordu. DC maalesef karakter pazarlamaya geldiğinde sınıfta kalıyor. Belki DC yönetimindeki yenilikler bunu değiştirecektir. Giffen’in dergide yazdığı şiddet dozu ise gayet yerinde. Sonuçta bu bir süper kahraman çizgi romanı aksiyon olması kaçınılmaz. Giffen’de hayalgücü geniş bir yazar yani sıradan aksiyon sahneleri görmüyoruz. Çizer ise Morrison’un efsane JLA dergisinde hünerini gösteren Howard Porter. Geçtiğimiz senelerde çizdiği Trials of Shazam! Serisi sırasında ciddi bir sakatlık geçiren çizerin tekrar çizgi roman alemine döndüğünü görmek sevindirici. Dergi belki de bundan sonraki kariyerini belirleyeceği içinde derginin kalıcı olmasını sağlayabilmek için elinden geleni yapıyor.

Gog ve Magog, türkçesiyle Yecüc Mecüc, pek çok kültürde pek çok farklı anlam taşıyan bir olgu olduğu için Giffen’in karakteri zenginleştirmesi için önünde büyük bir hazine var. Kingdom Come içinde pek çok dini öğeler barındıran bir dergiydi, Magog’da bunun en büyük örneklerinden biri. Karakterin başındaki miğfer de “Altın Buzağı”ya bir gönderme. Yine de bu tip konularda boğulan bir karakter değil. Derginin ömrü yeterse, Giffen’in yapmak istediği şey Stan Lee’nin Thor’u yaratırken yaptığı gibi pek çok kültürden öğeler alarak ortaya bir karakter çıkarmak. Dini konulardan bahis açılmışken serinin ilk 6 sayısını Preacher’ın kapaklarını çizen Glenn Fabry resmetti. Fabry’nin kapak çizimlerini bırakmasıda kötüye yoruluyor. DC’nin Fabry gibi önemli bir kapak çizerini dergiden alması kaçınılmaz sonun yaklaştığını haber veriyor.

Dergi yayın hayatına başladığında ilk sayı olmasınında gazıyla 25 bin adet sattı, ancak bundan sonraki aylarda dramatik bir düşüş içine girdi. Şu an 10 bin civarında. Yine DC’nin yeni yayınlarından Red Circle karakterleri yani The Shield ve The Web de satışları sürünen dergilerden. Şahsen okumadığım için bir yorumda bulunamayacağım ama DC bu karakterlere özel bir önem gösteriyor. Kalıcı olmalarını sağlamak için destekliyorlar. Magog’a da onlar kadar destek vereceklerini düşünüyorum. DC yönetimindeki değişiklikler, yeni pek çok serinin başlaması, Green Lantern markasının genişletilmesi için başlatılan yeni yayınlar, hep DC’nin satış rakamlarında payını büyütmek için attığı adımlar. DC birazda bayrak karakterleri Superman ve Batman’in üzerindeki yükü azaltmak istiyor. DC’yi sadece bu iki karakterden ibaret gören okuyuculara yeni yüzler sunmaya hazırlanıyor.

Önümüzdeki aylarda Magog’un JSA ile olan problemlerini, Zatanna ve Shield ile ortaklaşa maceralarını göreceğiz. Bütün bunlar konuk karakterleri seven kişilerin dergileri almasını sağlamak, Magog’u yeni okurlara tanıtmak için uygulanan yöntemler. Tabi aynı şekilde Magog okuyan kişilerin diğer karakterleri keşfetmesini sağlayacak. Başarılı olacak mı? Zaman göstericek.

Explore posts in the same categories: Çizgi Roman

Etiketler: , ,

You can comment below, or link to this permanent URL from your own site.

4 Yorum “Magog”


  1. Güzel yazı olmuş ama yanlış mı hatırlıyorum, Kingdom Come’da Magog Değil GOG vardı. Magog JSA’de ortaya çıktı. Güçleri aynı ama isim ve kişiler aynı değil. Gog-Magog bizdeki Yecüc-Mecüc’e karşılık geliyor! Aynı değiller…!
    Aklınıza sağlık

    • tengunner Says:

      Yukarda Kingdom Come’un bir sayısının kapağı var, orada Magog görülebilir. Kingdom Come’da Superman’in emekli olmasını sağlayan olaylarda boşroldeydi Magog.


  2. Magog gerçekten efsanevi bir karakter, yaratılışında semavi dinlere ait referansların bu kadar derinlemesine kullanılmış oluşunun sentry’ye ilham vermiş olabileceğini düşünüyorum zaman zaman.

    Ayrıca Kingdom Come’daki Magog idi, Gog JSA serisinde ortaya çıktı.


  3. […] Demiştim ki bu derginin 10-15 sayı süreceğini görmek beni üzüyor. Geleceği gördüğümü falan iddia etmiyordum, sadece açıkca görülebileni belirtiyordum. Magog 12. sayısı ile raflara veda ediyor. […]


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: