Shangri-La

IH0001

Gökkuşağının gerçek bir sonu yoktur; o optik bir illüzyondur. Ona doğru ne kadar ilerlersen, o da bir o kadar uzaklaşır. Bunu herkes bilir ama bazıları umursamaz. Gökkuşağının sonunu, orada altın dolu bir küp bulacaklarını umarak, kovalarlar.

Hiç değilse ölüm değil diyorlar.

Gerry Dugan’ın yazıp, favori çizerlerimden Phil Noto’nun kalemini estirdiği, yakın gelecekte geçen bir Odysseia uyarlaması olan Infinite Horizon’da ülkesinin Leprikon kovaladığı her yere sürüklenmiş bir yüzbaşının eve dönüş çabaları konu ediliyor. Kendisini sık sık “Hiç Kimse” olarak adlandıran kahramanımız, diskoda(askeri hapishane) geçirdiği günlerin ardından savaşın nihayete erip, herkesin evine dönme zamanı geldiğinde, sicilindeki lekenin etkisiyle kısa çöpü çekip, tahliye işlemi bitene kadar havaalanının korunmasıyla görevlendiriliyor. Hattın müdafaasıyla sorumlu kahramanımız ve timi sona kalınca, kendilerini eve götürecek uçağın gelmeyeceğini-dona kaldıklarını- anladıklarında gün batımına doğru ilerleyerek eve dönüş yolculuğuna başlıyorlar.

Her sayı farklı bir engeli aşan ve hep orada duran ufuk çizgisine doğru yolculuğuna devam eden kahramanımız, evine geri döndüğünde orada da işlerin tıkırında olmadığını görür; karısı ve çocuğu su taksimatından kaynaklanan sorunlar nedeniyle komşularıyla itlaf içerisindedir ve ‘Hiç Kimse’ hayatındaki en büyük başarısını ailesini kurtarıp, evine kavuşarak kazanır.

Normal şartlar altında okuyup unutulacak bir eser olarak nitelendirebileceğim Infinite Horizon, normal olmayan şartlardaysa bir yazıyı hak ediyor. Şu aralar, fedakarlıkta bulunmadan bir yerlere gelinemeyeceğini çok duyuyorum. İnsanlar herkesin bildiği şeyleri söylemeyi ne kadar sever bilirsiniz ama bana bunu söylüyorsanız ardından neyi ne için feda etmek gerektiğini de dinlemek isterim. Muhammad Ali, “Benim Vietkong’la bir alıp veremediğim yok” dediğinde, savaşa gitmeyerek kariyerini karakteri uğruna feda etmişti mesela. Bu gözlerimi yaşartır. 10 Senedir haftada yol hariç kemiksiz 60 saat mesai yapan, karakterini kariyeri uğruna feda etmiş birileri çıkıp böyle konuştuğundaysa, canım sıkılır. Gökkuşağının peşinde koşarken geçirdiğin her sene için sana biraz daha fazla para verirler, sen de her aldığın zamla bir yerlere geldiğini, altın dolu küpe yaklaştığını sanırsın. Oysa şartlar değişmemiştir, başlangıçtan tek farkın cebine giren paradır; o da giderek dozu arttıran bir uyuşturucu bağımlısı gibi senin illüzyona inanmaya devam etmeni sağlamak içindir.

Infinite Horizon işte bu bağlamdaki bir adamın aydınlanmasını temsil ediyor benim gözümde. Yıllar süren hebanın ardından, eline hiçbir şey geçmeyen, değer bile görmeyip evine kendi imkanlarıyla dönmek zorunda kalan bir askerin kararlılığını anlatırken, verilmiş en eski mesajlardan birini tekrarlıyor: Her insanın boşa kürek çektiğini anladığında geri dönmek isteyeceği bir cenneti olmalı.

Explore posts in the same categories: Çizgi Roman

One Comment “Shangri-La”

  1. Onur Sonat Says:

    Robert Frost’un, The Road Not Taken şiirinde geçen, çok defa alıntılanan ve en basit şekliyle ‘başarıya ulaşmak istiyorsanız, sürüden ayrılın, zor olanı tercih edin’ mesajı içerdiği evrensel çapta kabul gören, “az seçilen yol”unun tamamen bir safsata olduğunu ve yıllar yılı yanlış yorumlandığını, otobiyografik bir romandan uyarlanmış bir Jenji Kohan yapımında yarı-kurgusal bir kişinin ağzından öğrenmemin üzerinden henüz birkaç gün bile geçmemişken, bu yazı geldi. Yapılır mı bu, Mete?

    Bir ağacın ayırdığı iki yol arasında kalan Frost, aslında son derece gelişigüzel bir seçim yapıyor ve daha sonra katıldığı bir partide, herkese az seçilen/geçilen yoldan gittiği için bulunduğu konuma ulaştığı yalanını söylüyor.

    Gerçekte; iki yol da birbirinin aynı!

    Geriye dönüp baktığımızda seçimlerimizin önemli olduğunu düşünmek istiyoruz, doğrularımızın-yanlışlarımızın bizi biz yaptığına inanmak istiyoruz, fedakarlıklarımızın elbet görüleceği, hırslarımızın mutlak suretle ödüllendirileceği düşüncesiyle uykuya dalıyoruz…

    Uyandığımızda istisnasız hep çok geç oluyor.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: