Gerçekleşen Kehanet

birgun

Senelerdir meraklıları arasında kulaktan kulağa fısıldanan kehanet, gerçekleşti. İhsan Oktay Anar’ın efsunlu eseri Puslu Kıtalar Atlası’nın, İlban Ertem’in büyülü çizgileriyle can bulan “resimli roman” uyarlaması, geçtiğimiz hafta İletişim Yayınları’ndan çıktı.

Edebiyat eserlerinin çizgi roman uyarlamaları bir dönem ülkemizde epey popüler olmuştu. Hatta daha önce Ayşe Kulin, Ahmet Ümit gibi isimlere ait yerli eserler de bu akımdan nasibini almıştı. Fakat dünya genelinde bu uyarlama işine girişenler, pek tanınmamış, çizgi roman sanatında mahir kabul edilmemiş kimselerdir. Ortaya çıkardıkları ürün de pek kayda değer bulunmaz. David Mazzucchelli gibi bir efsanenin çıkıp, Paul Auster’ın Cam Kent romanının çizgi roman uyarlamasında çalışması bir istisnadır ve bu istisnalardan pek fazla yoktur. Dolayısıyla bir döneme damga vurmuş Gırgır, Fırt gibi dergilerde pişmiş İlban Ertem gibi bir değerin böyle bir işe kalkışması, kesinlikle heyecan verici bir gelişme.

Yaklaşık beş yıllık bir emekle oluşmuş eksiksiz bir uyarlama var karşımızda. İlban Ertem, Anar’ın romanında olmayanı çizmekten, olanı çizmemekten imtina etmiş. İhsan Oktay Anar’ın kelimeleri form değiştirmiş sadece; desene dönüşmüş. Dönüşüm sürecinin başlangıcıysa, bir nevi yaratıcı trans haliyle olmuş. Eserin sonundaki “Mutfaktan Notlar” kısmında, İlban Ertem, kitabı ikinci okuyuşunun ardından, kafasında sürekli kitaptan kokuların, sahnelerin ve fısıltıların varolmaya başladığını söylüyor. Yani Ertem kaçamadığı bir ilham tarafından, seneler sonra aşkla çizim masasına oturtulmuş. Eserin büyük bir tutkuyla yapıldığını her sayfada hissedebiliyorsunuz. Bu tutku, Ertem’in çizgi roman sanatındaki yetkinliğiyle birleşince, Anar’ın romanının mest edici atmosferi ve lezzetinin aynısını bu uyarlamada da duyumsayabiliyorsunuz.

Ertem, her ne kadar eseri bire bir uyarlasa da kitapta yazarlık performansını sergilemesini gerektiren bir alan var: Diyaloglar. Bir anlatıcıya daha az ihtiyaç duyulan çizgi romanda, hikâyenin akışı diyaloglarla sağlanıyor. Teatrallikten uzak, sade, günlük hayatta kullanılan bir dil ile doldurulan konuşma balonlarını okumak, en az Ertem’in çizgilerini seyretmek kadar keyifli. Kaligrafininse, karikatür geleneğinden gelen birine uygun biçimde, bilgisayarla değil de elle yapılmış olması Ertem’in yapıtığı işe olan adanmışlığını arttırıyor. Gerçi karikatür geleneğinin kitaba zarar verdiği bir nokta var. Konuşma balonları yerleştirilirken, çizgi romanın okuma kodlarına pek uyulmamış. Aynı kişiye ait konuşma balonlarını, bir köprüyle birbirine bağlamak yerine, her cümle için ayrı balonun açılması tercih edilmiş. Bu durum ve balonların yerinin hatalı seçimi, yer yer çizgi roman karesinde okuma sırasını karıştırmanıza neden olabiliyor. Okuma sırasını karıştırmak, haftalık mecmualardaki bir iki sayfalık hikâyelerde pek önemsenmese de kitaptaki editöryel hatalarla beraber üç yüz sayfalık büyük bir eserde yorucu olabilir; özellikle İlban Ertem’in eski işlerini ve geldiği geleneği bilmeyenler için.

Sözün özü: Yayımlandığı günden beri bizi maceraya ve dünyanın şahidi olmaya çağıran Puslu Kıtalar Atlası, şimdi bunu bir de çizgi roman olarak yapıyor. Hatta daha fazlasını yaparak, ülkemizde hep dar bakış açısıyla yaklaşılmış bir sanat dalı olan çizgi romana, insanların daha farklı bir gözle bakmasını sağladığına şahit olabiliriz. 14 Mart günü Kadıköy Büyülü Dükkân’da gerçekleştirilen imza gününde, çizgi romana gösterilen ilgide ben böyle bir ihtimalin olabileceğini gördüm.

David Mazzucchelli, Cam Kent uyarlamasını yaptıktan yıllar sonra çıkardığı Asterious Polyp isimli eseriyle, çizgi roman sanatına bir başyapıt armağan etmişti. Belki Ertem de Puslu Kıtalar Atlası’ndan sonra üreteceği işiyle, en azından çizgi romana olan bakış açımızı genişletebilir.

Arayı Mazzucchelli kadar uzun tutmaması umuduyla…

Not: Bu yazı 02.04.2015 tarihinde BirGün gazetesinde yayınlandı. Yazının yazım tarihi 21.03.2015, eserin piyasaya çıkış tarihiyse 13.03.2015.

Explore posts in the same categories: Çizgi Roman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: